sunnuntai 4. kesäkuuta 2017








FINLANDIYA EGITIM SISTEMI

Finlandiya denilince aklımıza, İskandinav ülkesi olması, soğuk olması, dilinin nadir ve zor olması, Rusya ya komşu olması ve Nokia telefonlarının üretildiği ülke olması gelir. Ancak Finlandiya’yı diğer ülkelerden ayıran bir diğer özelliği ise PISA (Programme for International Student Assessment) sonuçları. Bu makalem de Finlandiya’nın neden PISA sonuçlarının çok yüksek olduğunu ve genel eğitim sistemini anlatmaya çalışacağım. Yüksek sonuçların sadece okul sıralarından öğretilen derslerden kaynaklanmadığını, bunun yanı sıra aile hayatının, sosyal faktörlerin de PISA sonuçlarına direk etki ettiğini göstermeye çalışacağım

1- Aile de çocuğun yeri 
Finlandiya da çocuk bekleyen ebeveynlere hamilelik döneminde, çocuk nasıl yetiştirilir kursları veriliyor. Anne ve baba olacaklar doğumdan sonra kendilerini nasıl bir durum beklediklerini bilir hale geliyorlar. Çocuk doğduktan sonra ona büyük bir insanmış gibi davranılıyor. Konuşmayı öğrenmemiş bebeğe, neler yaptıklarını anlatıyorlar ebeveynler. Çocukla sürekli olarak konuşuluyor ve dikkate alınıyor. Çocuk kendisine değer verildiğinin farkına küçükken varıyor. Yani kimse şöyle demiyor:” Aman, o daha küçük, onun aklı böyle şeylere yetmez. Biz ne dersek o olur.” Hatta hamilelik döneminde anne karnındaki bebek ile konuşulur, bebeğe dışarıda neler olup bittiği anlatılır. Yapılan incelemelerda anne karnındaki bebeğin anne babasının seslerini tanıdığı belirtiliyor.

Fikirlerine değer verildiğini bilen çocuk, okul sıralarında rahatça kendini ifade ediyor. Yatmaya hazırlanan çocuğa ebeveynleri her akşam kitap okur. Çocuklar, kitapların sihirli dünyasıyla çok küçük yaşta tanışıyor. Bu da hayal dünyalarının gelişmesine yol açıyor. Yapılan incelemelerde okul öncesi okuma-yazma bilenlerin sayısının oldukça yüksek olduğu tespit edildi. Eğer bana sorarsanız neden Finlandiya’nın eğitim sistemi bu kadar gelişmiş, ben sadece aile-çocuk ilişkisini cevap veririm.

 2- Çocuk sağlık ocağı (Neuvola)

Okul yaşından küçük çocukların sağlıkları ile çocuk sağlık ocağı (lastenneuvola) ilgilenir. Çocuk sağlık ocağı okul yaşından küçük çocukların fiziksel, psikolojik ve sosyal yönden yetişmelerini ve gelişmelerini izler ve destekler. Eğer herhangi bir gelişim yetersizliği görülürse, örneğin ADHD veya OUTİSM, aile ona göre desteklenir ve bilgilendirilir. Teşhisi olan çocuk otistik çocukların eğitim verildiği okullara gönderilir. Kimse böyle çocuklara deli muamelesi yapmaz. Çocuklar, çocuk sağlığı ocağına doktor veya sağlık hemşiresinin muayenesi için giderler. Bir yaşından küçük çocukların aileleri ocağa toplam olarak on defa davet edilirler. Bundan sonra önce 1,5 yaşında ve bundan sonra da yılda bir kere sağlık ocağına davet edilirler. 

Sağlık hemşireleri çocukların gelişimlerini izler, aşı yapar ve doğru beslenme konusunda bilgiler verir. Sağlık hemşireleri çocuklar doğduktan hemen sonra evlerini de ziyaret ederler. Çocuk sağlığı ocaklarının hizmetleri ücretsizdir. Çocuklara bu ocaklardan bir Çocuk Sağlığı Ocağı Kartı (neuvolakortti) verilir. Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanlarına alırlar. Sağlık hemşiresi bu karta çocuklarınızın sağlık bilgilerini ve yapılan aşıları kaydeder. 

3- Kreş ve okul öncesi eğitim

Kreşe bir yaşından itibaren gidilebilir. Kreşler de çocuklara arkadaşlarına ve diğer insanlara nasıl davranılması gerektiği öğretilir, okul hayatına hazırlık yapılır, sağlıklı yemek yemenin ve sporun önemleri anlatılır. Örneğin, hiçbir çocuk diğerinin elinden zorla hiç bir şey alamaz. Bunun yanlış bir davranış olduğu anlatılır. Diğer bir örnek ise, çocuklara aynı anda konuşmamaları gerektiği öğretilir. Herkes sırayla konuşur ve diğerleri dinler. Çocuklar okul hayatına başlamadan önce, okul ile ilgili temel bilgilere sahip olurlar ve okula başladıklarında fazla bir zorluk çekmezler. Çocukların fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimleri izlenir ve buna göre desteklenir.

 4- Eğitim sisteminde esneklik

Eğitim sistemi sistematik olarak yenilenir. Sistem çağın gerektirdiklerine uygun bir hale getirilir. Geçmişte olan bitenle pek ilgilenilmez ve geçmişe takılıp yerinde sayılmaz. Örneğin Finlandiya da hiç kimse, bizim ilk cumhurbaşkanımızın getirdiği ilkeler bunlar, biz bu ilkelere kayıtsız şartsız bağlıyız demez. Diğer ülkelerin eğitim sistemleri sürekli incelenir ve nerede bir eksiklik var ise acilen düzeltilmeye çalışılır. Değişik pedagojik metotlar uygulanılmasına sistem izin verir. Örneğin” hareket eden okul” metodu bu yıllarda kullanılmaya başlandı. Öğrencilerin dikkatinin derslerin ilk 20 dakika sonra dağıldığı fark eden eğitmenler, öğrencilere müzik dinleterek veya spor ettirerek dikkatlerini toplamasına yardımcı oluyorlar. Mesela İngilizce dersi spor salonunda spor yaparak işlenebiliyor.

Müfredat bir kaç yılda bir değiştiriliyor.

 5- Okulun direkt olarak hayata yansıması 

Finlandiya da eğitim sadece kitap ile öğrenci arasında kalmıyor, aksine hemen normal hayata yansıyor. Okullarda verilen iş-teknik ve ev ekonomisi dersleri Finlilerin hayatlarını kolaylaştıran derslerden birkaç tanesi. Örneğin iş-teknik dersini gören bir öğrenci kaynak yapabiliyor, testere kullanabiliyor, ev tamiratına ait bilgileri öğreniyor. Finlandiya da birçok insan kendi evini kendisi inşa ediyor. Bunun temelleri okulda atılıyor. Aynı şekilde ev ekonomisi dersi öğrencilere yemek yapmayı, tutumlu davranmayı, ev idaresini öğretiyor. Anlatmak istediğim şu: Okul ve hayat iç içe. 18-20 yaşını dolduran birçok genç ailesinin yanından ayrılıp kirada veya kendi evinde yaşayabiliyor.

6- Okul ve aile ilişkisi 

Biz okula başladığımız zaman, anne babalarımız öğretmene şöyle derdi: Eti’de senin kemiği de senin. Şimdiler de böyle bir şey olduğunu zannetmiyorum, ama öğretmenin otoritesi halan devam ediyor. Bunun iyi ve sakıncalı tarafları da var ama bunlara girmeyeceğim, ancak size bu ev ve okul ilişkisinin burada nasıl olduğunu anlatacağım. Finlandiya’da okula başlayan her öğrenciye ve ebeveynlerine WİLMA şifreleri verilir. Wilma okullarda kullanılan bir sistem. Öğrenciye ve ebeveynlere ayrı şifreler verilir. Öğrenci okulda olan biteni ve derslerini oradan takip eder, ödevlerini oradan görür. Ebeveynler ise Wilma aracılığı ile çocuklarının ödevlerini ve notlarını görürler, öğretmen ile mesajlaşabilirler. Anlatmak istediğim, okulda olup biten ne varsa, ebeveynler bunu an ve an bilir. Okul hayatını etkileyecek bir şey olmuşsa evde, öğretmende onu bilir. Ev ve okul arası iletişim öğrencinin başarısı ve geleceği açısından çok önem arz ediyor.
7- Siyasetten ve ideolojilerden uzak bir eğitim sistemi.

Finlandiya eğitim sistemi tamamen siyasetten ve ideolojilerden uzak. Hepimiz okul yıllarımızda sağcı, solcu, ülkücü ve buna benzer cü, cu ile biten gruplarla karşılaştık. Hatta bunların birçoğu ilkokul sıralarındaki öğrencileri kapma yarışında. Bazen öğrenciye bu ideolojiler öyle bir telkin ettiriliyor ki, öğrenci için okul ikinci veya üçüncü sırada yer alıyor. Özellikle (Türkiye) üniversitelerimizin hali perişan. Üniversite, üniversite olmaktan çıkıp siyaset meydanı olmuş. Bu anlayışı Fin eğitim sisteminde kesinlikle göremezsiniz. Fin eğitim sisteminde insani değerler, medeni değerler, çağdaş medeniyetlerin değerleri, insanlığın ortak değerleri empoze edilir. Okul ve üniversite eğitim ile ilgilenir, siyasetçi siyaset ile ilgilenir. Her iki kesimin çalışma alanı bellidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki üniversitelere yönelik eleştirilerinin ne kadar haklı olduğunu buradaki sistemi inceleyince anlaşılıyor.

8- Dini değerlerin bir öcü olmadığının öğretilmesi

Okullarda din dersleri yanın da Hayata Bakış Açısı dediğimiz dersler veriliyor. Din dersleri ayrıca mezhepsel olarak da veriliyor. Protestan olan bir öğrenci Protestan dersi alabiliyor. Benim mezhebim bu, seninki yanlış anlayışı okulda öğretilmiyor. Kendini hiçbir dine ait olmadığını kabul edenler ise, Hayata Bakış Açısı dediğimiz felsefi dersler alıyorlar. Okul ile kilise sıkı bir iş birliği içinde. Bazen papazlar pazartesileri okulun açılış konuşmasını yapıyorlar, bazen tüm sınıf veya okul kiliseye gidiyor. Ayinlere öğrenciler katılıyor. Özellikle Noel zamanında okullarda Noel partisi yapılır, ilahiler ve dualar okunur.

Türkiye de dinin okullarda böyle bir şekilde öne çıkarılmasını düşünemiyorum. Hayal bile edemiyorum. Okul ve camii el ele!


Ancak imam hatip okullarında olur bunlar. Burada anlatmak istediğim dini ve kültürel değerler bir toplumu toplum yapan temel özgelerdir. İnsanları bunlardan uzak tutmaya çalışmak suyu yukarıya doğru akıtmaya benzer. 


Din eğitimi birici sınıftan başlayarak veriliyor. Finlandiya eğitim sisteminde çağdaşlık denilince akla dini bırakmak, dinden uzaklaşmak gelmiyor.



Türkiye’de eğitim ile ilgili tartışılan konuların başında din dersleri geliyor. Din ve bilim birbirine zıttır gibi fikirler ortaya atıyorlar. Evet bu doğrudur ama bizim dinimizde değil. Orta Çağ Avrupa’sında din ve bilim çatışması olmuştur ve çatışmayı bilim kazanmıştır. Bu bizim dinimiz için geçerli değildir. Bunu bütün dünyada geçerli saymak çok yanlıştır. Halbuki bizim dinimizde aklın kullanılmasına çok önem verilmiştir. Örneğin " Aklını kullanmayanın üzerine Allah pislik yağdırır diye ayet vardır. Buna benzer yaklaşık 700 ayet aklın öneminden bahseder. "Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır".

9- Her yaştan insanın eğitim görmesi.

Çoğu zaman duyduğumuz, bu yaştan sonra okul gitsen ki neye yarar, ev bark kurma zamanı. 30 yaş üzerinde ki insanların üniversitelere kayıt yaptıkları zaman aldıkları cevaplar böyle (Türkiye’de). Ben burada Turizm okuduğum zaman (28 y), sınıfın en gençlerindendim. Torunu olan insanlarla aynı sınıfta okudum. Finlandiya da eğitim ve öğretim görmenin yaş sınırı yok. Şartları dolduran, yani sınavları kazanan herkes üniversiteye gidebilir ve bu 40-50 yaşları dolduran insanlar tuhaf bir şekilde karşılanmıyor. Okul Finlilerin bütün hayatlarını kapsıyor ve hayatların da çok önemli bir yeri var. (Bu konuda kişinin ekonomik bağımsızlığı çok önemli).

10- Her diploma değerlidir.

Türkiye de duyduğumuz bir diğer tuhaf şey de şu: Sadece iki yıllık bir bölüm kazanmış, boşuna kayıt yapmış. Böyle acayip, küçültücü yorumlar duymuşusunuz. Sanki toplumu ayakta tutan sadece 4 yıllık bitiren üniversite mezunları. Toplumu örümcek ağına benzetirsek her meslek o örümcek ağının bir parçasıdır. Bazen meslek ağın ortasında olur bazen kenarında olur, ama hepsi o örümcek ağının sağlam durması için çalışır. Finlandiya da okul sıralarında bu anlayış aşılanır ve hiçbir meslek hor görülmez. Tabi ki, bazı meslekler diğerlerinden daha kolay ve daha iyi gelir getirir, ama her meslek çok önemlidir. Her okulda rehber öğretmeni var ve bunlar meslek seçiminde öğrencilere yardımcı oluyorlar. Çok iyi bir meslekte çalışan biri, o mesleğe ilgisi bittiği için, mesleği bırakıp yeni bir meslek okuyabiliyor. Böyle şeyler bu toplumda tuhaf karşılanmıyor.

11- Teknoloji


Okullarda kullanılan teknoloji öğrencilerin süratle değişik kaynaklardan bilgi toplamasını sağlıyor. Bazen 3 okul aynı anda sanal ortamda aynı dersi görebiliyor. Bu sanal ortam bazen ülkeler arasında da uygulanıyor. Okullardaki internet ağına her öğrenci kolaylıkla ulaşabiliyor. Bilgisayar derslerinde öğrencilere kodlama ve benzeri uygulamalar öğretiliyor. Sınıflardaki elektronik araç ve gereçler sık sık güncelleniyor.Kısacası eğitim teknelojisinin tüm imkanları kullanılmaya çalışılıyor.



Dikkat: 

Toplumları analiz ederken, o toplumun sosyolojik, ekonomik değerlerini o toplum içinde değerlendirmek, analiz etmek lazım. Toplumların değer öncelikleri birbirinden farklı olabilir. Finlandiya da bir eğitmen olarak sadece buradaki eğitim sistemini size anlatmaya çalıştım. Bu demek değildir ki, Finlandiya’daki olan biten her şey mükemmel. Kesinlikle böyle bir iddia öne sürmüyorum. Her toplumun eleştirilecek ve eksik yönleri vardır.

Eğer Finlandiya eğitim sistemi hakkında bir sorunuz olursa bu mailden irtibata geçebilirsiniz.

e-mail:morhan444@hotmail.com






Turkiyeden gelen egitim uzmanlanlarina brifing verirken 

Lähetä kommentti

Suomi-Turkki

HEI Olen Mustafa Orhan ja muuttanut Suomeen v. 2008 Turkista. Olen Itä-Turkista ja kurdi.  Tässä blogissa ...